Başarı, çoğu insanın ulaşmak istediği bir hedeftir. Fakat ilginç olan şudur: Birçok işletme başarısız olduğu için değil, başarılı olduğu için gerilemeye başlar.
Çünkü başarı, insana çoğu zaman yanlış bir güven verir.
Bir yöntem işe yaradıysa, onun sonsuza kadar işe yarayacağı düşünülür. Bir menü ilgi gördüyse değiştirilmez. Bir satış sistemi para kazandırdıysa sorgulanmaz. Bir marka tanındıysa gelişmeye ihtiyaç olmadığı sanılır.
Oysa dünya durmaz.
Müşteriler değişir.
Alışkanlıklar değişir.
Teknoloji değişir.
Rekabet değişir.
Değişmeyen tek şey ise değişimin kendisidir.
Bugün birçok işletmenin yaşadığı sorun, yanlış kararlar almak değildir. Asıl sorun, uzun süre doğru olan kararların artık sorgulanmamasıdır.
İnsan, başarının içinde yaşarken eksiklerini göremez.
Çünkü başarı, bazen en güçlü körlüktür.
Gelişim ise mevcut sistemi yıkmak değildir. Mevcut sistemi yeniden anlamaktır.
Kendine şu soruyu sorabilen işletmeler ayakta kalır:
“Bugün sıfırdan başlasaydım, yine aynı şekilde mi yapardım?”
Eğer cevap “hayır” ise, değişim çoktan kapını çalmıştır.
Başarılı olmak önemlidir.
Ama başarıyı koruyabilmek, sürekli öğrenmeyi ve değişebilmeyi gerektirir.
Çünkü gelişim; daha fazlasını yapmak değil, doğru zamanda farklı düşünebilmektir.
Ve bazen en büyük gelişim, her şeyi yeniden sorgulayabilme cesaretidir.
Baba Vision Notu
“Bir sistem, başarıya ulaştığı gün tamamlanmaz. O gün, yeniden düşünmeye başlaması gerekir.”